Âlemlerin işleyiş çarkı, mükemmel bir düzen içindedir. Hiçbir şey başıboş değildir. Her şey tek bir sultanın emri altında hareket etmektedir. Varlık adına ne varsa, hepsinin bir sahibi vardır. Dünde kalanların, bugünü yaşayanların, yarın olacakların. Hepsinin de ait oldukları bir yüce melik vardır. Allah, varlığın Melîk’idir. Mülk O’nundur. Yani yıldızlar, gezegenler, toprak, su, ateş, hava ve bunların terkibinden oluşan her şey, O’nundur. Bildiklerimizle bilemediklerimizle, gördüklerimizle göremediklerimizle varlığı tadan her var, O’na aittir.

Allah’ın mülkü, paha biçilmez hazineleri kapsar. Balıklar, mercanlar, kayalıklar, adalar O’nun olduğu gibi, okyanuslar da O’nundur. Kuşlar, bulutlar, yağmur damlaları, gökkuşakları O’nun olduğu gibi, güneşler ve uzaylar da O’nundur. Tüm nefisler, akıllar ve kalpler de O’nun elindedir. Hazret-i Melik, dünyada tasavvur edilebilecek tüm melik ve sultanların hükümdarlıklarının toplamından daha yüce, zihinlere sığmayacak kadar engin bir saltanata mâliktir. Tüm saltanatların da, sultanların da, onlara tabi olanların da sahibi O’dur.